El yapımı satranç takımı

Bizzat kendi ellerimle satranç seti yaptım. Biraz uğraştırdı ama en sonunda değdi. fotoğraflar ileri tarihten geriye doğru atılmıştır. yani en aşağıdaki fotoğraf henüz ilk yapım aşaması zamanlarındandır. ilgilenen, beğenen olur ise bana ulaşabilir.

Kara Şovalye Yükseliyor(The Dark Knight Rises,2012)

posters-impresos-batman-the-dark-knight-rises-bane_MLA-F-2944926782_072012

Nolan’lı batman filminin sonuncusu blu-rayli olarak dün itibariyle satışa sunulmuştu. Malum filmi izledikten sonra birkaç şey karalayayım dedim. Öncelikle nedenlerle ilgili yazacağım(mesela bane neden maske takıyor?) sonra diğer insanların  filme yönelik eleştirilerinden söz edeceğim, sonra da kendi eleştirilerimi ve diğer konuları anlatacağım. Uyarmamda fayda gördüğüm bir iki konu daha var. Birincisi yorum bayağı uzundur,detay içerir; ikincisi de filmle ilgili spoiler vardır. Daha önce söyledim yine söyleyeyim: İzlemeyen okumasın. 

1.BÖLÜM

BANE NEDEN MASKE TAKIYOR?

Hepimiz filmi izlerken demişizdir. “Kim bu Bane? Nereden çıktı? Neden bu kadar güçlü?” Film izledikten sonra az çok Bane bilgi sahibi olmuştuk. Ama yine de eksik kalan şeyler var. Bununla ilgili birkaç açıklama da var. Fİlmin kostüm tasarımcısı Lindy Hemming, bir dergiye yaptığı açıklamada, Bane’in geçmişiyle ilgili bir flashback sahnesinin olduğunu Tamamını Okuyun…

Karadayı Dizisi İncelemesi

Karadayi-dizisi–Buram buram spoiler kokuyor izlemeyen okumasın–

Güzel ülkemizde şu sıralar yayınlanmakta olan karadayı dizisi hakkında iki-üç şey söylemek istiyorum. Dün 9. Bölüm yayınlandı ve ben bir sahnenin gerçekleşmesi durumunda diziyi bir daha izlemeyeceğim demiştim aile büyüğüme. Evet, dediğim sahne malum final sahnesidir. Dalyan Rıza’nın Nazif Kara’ya “torunun hastalanmış böyle böyle olmuş” dedikten sonra o final sahnesini tahmin ettim. Daha doğrusu şu ana kadarki olan çoğu sahneyi önceden sezebildim. Bunu kendi egomu tatmin için söylemiyorum; benim söylemek istediğim yabancı dizilerle haşır neşir olmuş birisi, sürekli film izleyen birisi çok rahatlıkla tahmin edebilir. Çünkü bu sahnelerde orijinal bir şey yoktur, bildiğin araklama vardır. Neyse konuya dönmek istiyorum. Dünkü o final sahnesini önceden görüp daha da abartıp sonraki sahneleri de söyleyebilirim. Madem spoilerin ucunu kaçırıverdik başlayalım o zaman.

Dün Mahir’in evinde herkesi şok eden o kişiyi merak ediyorsunuz değil mi? Kiminiz asker diyebilir kiminiz de Nazif kara diyecektir. Asker değildir, Nazif Kara’nın ta kendisidir. Bu sonuca nerden mi ulaştım? Prison Break’ı üç defa izlerseniz detaylar içinde boğulursunuz. Tamamını Okuyun…

Türkiye’de yüksek lisans…

Ülkemizde eğitim almak o kadar kolay iş değil. Örnek vermek gerekirse yüksek lisans yapmayı planlıyorsunuz diyelim. Türkiye’deki vakıf üniversiteleri 2 yıllık lisansüstü eğitime ortalama yıllık 15 bin istiyor. İki yılda bu 30 bin eder. Sadece okula ödediğiniz para bu kadar. Bunun yanında barınma, yiyecek masraflarınız da eklenirse iki yılda toplam masrafımız 50 bine dayanmış oluyor.

Hadi diyelim devlet üniversitelerinde mastır yapmak istiyorsunuz, o zaman 12 bin ödemiyorsunuz. Siz sadece yaşam maliyetlerini karşılayın kâfi. Ama madalyonun diğer yüzü de var. Bu devlet üniversitelerine girmek o kadar kolay değil.

Birincisi kontenjanlar az,
İkincisi de bir sürü sınav var. Nedir bunlar? Ales yani lisansüstü eğitim sınavı. Yılda iki defa yapılıyor, yaklaşık 400 bin öğrenci bu sınava giriyor. ALES ten çok iyi puan çıkarmalısınız
Yabancı dil eğitim vermeyen çoğu üniversite İngilizce bilgisi istiyor sizlerden. Mesela Boğaziçi üniv bunu istiyor ama onların eğitimi İngilizce Tamamını Okuyun…

Korkuyu yenmek

Korku, insanlarda olduğu gibi hayvanlarda da bulunan, kimisi doğuştan kimisi sonradan kazanılan, tehlikeler karşısında tepki gösteren duygu halidir. İnsan anatomisi incelendiğinde heyecanlar içinde en çabuk etki gösteren duygu korkudur. Korku, bireyin kendi sağlığını, varlığını koruma içgüdüsüne dayanır. Dışarıdaki herhangi bir tehlike karşısında takınılan tavırdır. Kimisi yalnızlıktan, ölümden; kimisi sınavlardan, ayrılıklardan; kimisi de bilinmeyenlerden korkarlar. Korku bazen özgüven eksikliğinden de kaynaklanabilir.

“Korkunun bedensel veya fizyolojik belirtileri ise otonom sinir sisteminde ve iç salgı bezlerinde meydana gelen değişmelerdir. Korkunun arkasından yapılan kan muayenelerinde serumda bazı maddelerin (adrenalin, kortizol gibi) artmış olduğu görülür. Deri damarlarının büzülmesi, kılların dikilmesi (ürperme), kan dolaşımının artması, nabzın hızlanması, terleme ve titreme (tremor) insanda görülen tipik korku belirtilendir.”

 

Korkuya Sebebiyet Veren Durumlar

Korku hem doğuştan hem de sonradan olur. İnsanlarda bulunan doğuştan korkulara örnek verecek olursam, çocuğun kandan korkması; hayvanlarda bulunan korkular ise civcivlerin şahinlerden korkması şeklinde özetleyebilirim. Ama esas olarak korkular sonradan kazanılır. İnsanın yetiştiği toplumdan ötürü, çeşitli korkuları olur. Kimisi kamyondan korkar, kimisi kargalardan… Çocuk Tamamını Okuyun…

Özgüven Kazanmak

ÖZGÜVEN NEDİR?

Güven, kişinin sosyal hayatında, hem kendine hem de diğer insanlara karşı olan davranışları içerisinde, kendini bilerek atılganlık göstermesidir. İnsan yaşamında güvenin yeri ve önemi çok büyüktür. Her insan toplum içinde yaşadığı için, olası bir güven eksikliği durumunda kendini mutsuzluğun, huzursuzluğun hezimetine kaptırabilir. Eğer kişinin kendisiyle olan ilişkisi kuvvetli ve sağlamsa dış dünya karşısındaki varlığı o denli güçlü olur. Yeterlilik duygusu içinde kendisine güveni artar. Amma velakin aksi bir durum söz konusuysa, kendisini yetersiz hissedecek ve güven duygusunun ölçüsü azalacaktır.

Özgüvene sahip olan şahıslar kendi dünyalarında daha yaratıcı, daha mutlu, daha huzurludurlar. Kendilerini tanıdıkları için neye güçleri yetip yetmediğini iyi bilirler. O yüzden de kendi kapasitesinin üstünde olan işlere karışmaz ve hedeflerini o çerçevede sürdürürler. Hayatlarını başkalarının istekleri doğrultusunda değil; kendi benliklerinin, kendi arzularının elverdiği şekilde yaşamlarını devam ettirirler. Problemlerden kaçmaz bunların üstüne giderler ve olası bir başarısızlık durumunda, hatalarından ders alır, aynı hatayı tekrarlamamaktan kaçınırlar.

Tamamını Okuyun…

Karı-koca(eş)kavgaları

“Akşam yemeğine geç ya da erken gelmemle içten ilgilenen bir kadın uğruna, bütün dehamı ve tüm eserlerimi, feda etmeye hazırım…” Ivan Sergeyeviç Turganyev

Bireyler, birbirleriyle birleşmek, aynı çatı altında yaşamak ve daha huzurlu bir hayat için; önce flört dönemi sonra da evlilik dönemini yaşarlar. Evlilik iki farklı insanın aynı yastığa baş koymasıdır. Flört döneminde buldukları sevgi ortamını evlilik döneminde bulamayabilirler. Bunların başlıca nedenleri ise şöyle sıralayabiliriz:

Birbirlerini iyi tanımayan eşlerin evlilik hayatları sıkıntılı olabilir. Görücü usulüyle yapılan evliliklerde sorun çıkma olasılığı daha yüksektir. Çünkü kişi kendi rızası ile değil ailesinin rızasıyla evlendirilmektedir. Birbirlerini tanımadan da dünya evine girerler.  Sonuç olarak da evlilikleri kapalı bir kutu olur.

Kavga esnasında birbirlerini alttan almayan eşler gururlarına yenik düşerler. Olayın temeline indiğimizde kavgaların sudan sebeplerden çıktığını görürüz. Yemeği az tuzlu yapma, çoraplarını, çamaşırlarını ortalık yerde bırakma ve daha sayabildiğimiz bir sürü basit sebeplere dayanır. Bireyler gururları uğruna alttan almazlarsa aradaki kıvılcım daha da büyür ve kim bilir belki de boşanmaya kadar gider. Tamamını Okuyun…