Cesaretin var mı Aşka?-Jeux denfants(röportaj)


Bir sitede şöyle bir röportaj gördüm paylaşmak isterim sizinle:) Çok güzel…

===SPOLİER İÇEREBİLİR. BENCE SPOILER YOK AMA YİNE DE UYARAYIM DEDİM ===

YÖNETMEN SAMUEL’LE FİLM ÜZERİNE

Karakterlerinizin çocuk kalma isteklerinizi nasıl açıklıyorsunuz?
Onların Amerikalılar’ın deyişiyle Peter Pan sendromundan muzdarip olduklarını düşünmüyorum. Sonsuza kadar çocuk kalmıyorlar. Hayata atılıyorlar. Çocukluklarında geçen son sahneyle filmin son sahneleri arasında anlatılanlar, aşkın dolambaçlı yolları. Çocukluklarında yaşadıkları şeyle yetişkinken yaşadıkları şeyler aynı.

Bize çok romantik bir aşkın görüntüsünü sapkınlık ve yok edici bir oyunla birlikte sunuyorsunuz…
Sembolik anlatıma sahip bir film yaptım. Aşık olduklarını kabul etmemek için sürekli engeller bulan iki insana dair bir romantik komedi. Hikayeleri aşkla ölümün içiçe geçtiği türden büyük bir sonla noktalanıyor. Bu olgunluk ve aşka dair temel bir arayış. Julien ve Sophie’nin hedefleri her zaman mutlu ve birlikte olmak, ölürken bile. Sonuç olarak, aşklarını sonsuz ve sıradışı bir şekilde yaşamayı başarıyorlar.

GENÇ OYUNCU GUILLAUME CANET

Julien karakterine sizi bağlayan neydi?
Sanırım karakterin geçirdiği evrim. Julien karakteri benim yeteneğimi sınamama olanak sağlayacak derecede karmaşıktı. Julien filmin başından sonuna olgunlaşan, değişen ve çokça da hata yapan bir karakter. Bu tür rolleri oynamak hep çok eğlenceli olmuştur. Julien karakteri hayatının büyük kısmını sevgiyi arayarak geçirmişti, işte bu yüzden Julien’e karşı bir yakınlık duydum.

Hem bir oyuncu, hem de bir izleyici olarak siz de Julien’le Sophie’nin birlikte olmasını mı istiyordunuz?
Onların beraber olmamak için bu kadar uğraşmalarını görmek ister istemez sinir bozucu bir duruma dönüşüyor zamanla. Ama sanırım her ikisini de bu kadar zor kılan esas şey, aşkın büyüsünü korumaya çalışma çabası, sıradanlığa yenik düşmeme çabası. Bu ikisinin oyunu, bir nevi Romeo ve Juliet hikayesi.

AKTRİS MARION COTILLARD

Julien ve Sophie’nin büyümeme inatlarını neye bağlıyorsunuz?
Her ikisi de çocuk kalmak konusunda kendilerinden eminler, bununla ilgili bir sorunları yok. Ailelerinin ya da okullarının onlara sürdüğü yaşam modelleri onlar için yeterli değil. Onlar da kendi dünyalarını yaratıp onun haricindekileri istedikleri gibi algılamayı seçiyorlar.

Yann Samuel’in “Aşkın takıntılı ve yıkıcı bir oyun olduğu” yönündeki tespitine katılıyor musunuz?
(en güzel cevabı vermiş. Tebrikler! )
Hayır. Bence Sophie ve Julien kendilerini sıradan bir hayatın içine hapsedecek bir yaşamdan kaçınmaya çalışıyorlar. Böyle bir hayatın kendilerini yıkması yerine onlar hayatın kendisini yıkmayı tercih ediyorlar.

Reklamlar

About senar1st

Merhaba değerli okuyucular… Bloğumda hemen hemen her konuda yazı yazarım. Yolda yürürken gördüğüm bir şeyden rahatsızlık duyarsam o konuda tutar yazı yazarım.Ama genel olarak filmler üzerine kişisel yorumlarımı görürsünüz. Yorumlarım film izleyen kitleye göre yazılır. Filmleri izlemeyen okumasın. Yazmak benim için bir zevk. Bu zevkimi de kalemimi kullanarak gideriyorum. Umarım yazılarımı beğenirsiniz. Eleştirmek isteyen varsa da buyrun eleştirsin. Eleştiriye açığım :)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: