SİYASET VE MEDYA İLİŞKİSİ

SİYASET VE MEDYA İLİŞKİSİ

Günümüzde medyanın gücü asla ama asla hafife alınmamalı… Medya bireylerin düşüncelerini, tutum ve davranışlarını, kanaatlerini doğrudan etkileyebilme gücüne sahip büyük bir organdır. Direkt olarak medya zararlıdır demiyorum. Yararı da olan bir örgüt ama madalyonun diğer yüzü de var: Fikir aşılama görevi…

19. Asırda telgrafın icadı, 20. Yüzyılın başında radyonun insan hayatına girmesi ve 1950 li yıllarda TV’nin bu sektöre katılmasıyla medyanın gücü kat kat artmıştır. Medyanın şu anda en büyük yayın organı televizyondur. Çünkü radyo ve diğer yayın organlarında sadece ses ve yazı vardır. Oysa televizyonda hem ses hem yazı hem de en önemlisi GÖRÜNTÜ vardır. Bir söz vardır: “söyleme göster!” diye. Bir şeyin doğruluğuna inanmak istiyorsak gösteri sanatından yararlanırız. İşte televizyon da bize bazı şeyleri göstererek bu inandırıcılık görevini üstlenir.

Medya o kadar tehlikeli bir silahtır ki insanın nereye bakmasını, nereye BAKMAMASI gerektiğini gizlice aşılar. Bir hikâye paylaşmak istiyorum.
“İran’da dinî lider Humeyni’nin dönemi… Batı basını İran’daki rejime vur abalıya yükleniyor. Humeyni durumdan rahatsız… Kurmaylarını çağırıyor uzun toplantılardan sonra, karar veriliyor. İran hükümeti batılı gazetecileri Tahran’a davet edecek 2-3 gün ağırlayacak, yedirecek, içirecek, gezdirecek ve son gün Humeyni, batılı gazetecilere kutsal kişiliğini sergileyecek ve batılıları etkileyecektir. Ve batılı gazeteciler Tahran’a davet edilip 2-3 gün ağırlanıyorlar. Program gereği son gün gazeteciler Tahran yakınlarında bir göl kenarında Humeyni ile tanışacaklar. Herkes heyecanla gölün kenarında yerini alıyor kameralar fotoğraf makineleri hazır beklemeye başlıyorlar. Az sonra gölün karşısında Humeyni gözüküyor, ellerini dua eder gibi kaldırıyor bir şeyler mırıldanıyor. Ve gazetecilerin bulunduğu tarafa doğru, suyun üzerinden yürümeye başlıyor. Birden flaşlar patlamaya kameralar çalışmaya başlıyor. Humeyni ve kurmayları bu etkileşimden çok memnun kalıyorlar ve gazeteciler ülkelerine uğurlanıyorlar. Ertesi gün batıdaki İran elçiliklerinden bir gün önceki gösterinin gazetelere nasıl yansıdığı haberleri bekleniyor ve o haber geliyor o günkü batılı gazetelerin manşeti ortak;
HUMEYNİ YÜZME BİLMİYOR’ “
Bir başka alıntı ise;
“Papa hayatında ilk kez New-York’a gidiyor, uçaktan inişte bütün gazeteciler etrafını sarıyor. Üst üste sorular, derken bir gazeteci;
– ‘Papa hazretleri Genelevi ziyaret edecek misiniz?’ diyor?
Papa da hayretle gazeteciye;
– ‘New-York’ta genelev var mı ki?’ Diye soruyor. Ertesi gün New-York gazetelerinin manşeti;
PAPA NEW-YORK’A GELİR GELMEZ GENELEV VAR MI? DİYE SORDU’”
Bu alıntıları destekleyen bir görseli de paylaşmak istiyorum. TV’ nin görsel materyallerle yaptığı İNANDIRICILIK görevini yerine getiriyorum. Ama bir farkla: ben bunu YARARLI bir şey için kullanıyorum.

Humeyni’nin başına gelen olay ile bu görsel arasında pek bir fark yok. Siz de görüyorsunuz. İlk fotoğrafta olayın gerçek yüzü, ikinci fotoğrafta yeni bir görsel eklenmiş yüzü ve son fotoğrafta ise DÜZELTİLMİŞ hali gösterilmiş. Gayet masum değil mi? İşte nereye baktığımız değil orada ne gördüğümüz önemli… Daha doğrusu bize gösterilmek istenen önemli…

Bazen medya patronları ve iktidar parti arasındaki ilişki her zaman şüphe uyandırmıştır. Biz buna kısacası çıkar ilişkisi diyelim. Propaganda döneminde medya patronu, partiye iktidar vaadinde bulunur. İktidara gelecek parti ise medya patronuna iktidara geldiği takdirde bazı ayrımlar, ekonomik yardımlar sözü verir. Hiç dikkat ettiniz mi? İktidara gelecek partiye yardım eden basın-yayın kuruluşunun bazı yazarlarının, iktidara gelen partinin yardımıyla üst mevkilere çıktığını… Daha iyi gazetelerde yer aldığını, daha fazla ücret aldığını… Hakkında soruşturma başlatılan medya patronu siyasi iktidarın yani hukukun yardımıyla ilaveten görsel yayın organları mesajlarıyla kendini temize çekebiliyor. Ya da kendini temiz gösteriyor. Vermek istediği TEMİZ İNSAN mesajını ustaca veriyor ve bilinçaltımızı şekillendiriyor.

Teorilerime bi’ yenisini daha eklemek istiyorum. 2002 genel seçimlerinde Cem Uzan’ın liderliğini yaptığı parti olan Genç Parti yüzde 8 civarında oy almıştır. Ben Cem Uzan kesin iyidir kesin kötüdür demiyorum. O tartışmalara girmiyorum. Ama şu bir gerçek ki hakkında o kadar olumsuz haber yapılan, o kadar suçlamaya maruz kalan birisi seçimden önceki 2 ayda yüzde sekiz gibi bir oy alması medyanın ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Tekrar etmek istiyorum. 2 ay gibi bir dönemde ve hakkında çıkan onca olumsuz habere rağmen %8 civarındaki oy oranı… Medya bu kadar güçlü bir organ işte…

Medya gündemi oluşturan bir yapıya da sahiptir. Haberlerde ortak yayın yaparlar. Hepsi aynı haberi farklı şekilde gösterir. Gösterilmek istenmeyen haberler ise çok azınlıkta kalan kanallar aracılığıyla duyurulur. O an ülke gündeminde neyin konuşulması isteniyorsa gazetelerde, dergilerde, televizyonlarda diğer organlarda o konuyla ilgili haberler gösterilir. Amaç, DİKKATİ bir yöne toplamak… Örnek verecek olursam özel bir TV kanalı altı ay önce sokaktaki vatandaşa “wikileaks nedir?” (Açıkladığı belgelerle dünyayı sarsan, ABD’nin korkulu kâbusu olan örgüt) diye bazı sorular sorar. Ülke gündeminde ise o sıralar wikileaks haberleri pek gösterilmemektedir ama dünya basınında fazlasıyla yer bulan bir konu olmuştur. Türkiye’deki vatandaşa sorular soran muhabir ilginç yanıtlar alır. Wikileaksın bir ilaç ismi olduğunu, bir futbolcu olduğunu, bir market olduğunu, hastalık olduğunu, çizgi film kahramanı olduğunu, sabun markası olduğunu vb. gibi birçok komik cevaplar almıştır. Yaklaşık 15 kişi buna benzer cevabı, içlerinden sadece bir kaçı doğru cevabı verir. Pekâlâ, ülke gündeminde wikileaks konusu yazılsa, çizilse bu vatandaş bu cevabı verir mi? Yorum sizin… (Video için: )

Barack Obama 2008 seçimlerini medya aracılığıyla kazanmıştır. Obama siyahi olmasına rağmen 16 aylık zaman diliminde yaptığı propaganda onu ABD başkanı yapmıştır.

Sonuç olarak örneklerle medyanın gücünü göstermeye çalıştım. Medya bağımsızlık ilkesini etik kurallara göre yapmalı, kitle ise haberlere çıplak gözle bakmamalı… Görmeli… Bakmakla görmek arasında çok fark vardır. Kurtlar vadisi dizisinde oynayan Can Gürzap(Davut Tataroğlu) ın çok güzel bir sözünü aktarmak istiyorum. “Televizyonu izle, gazeteyi oku ama asla ve asla İNANMA!”.

Senar1st

Reklamlar

Etiketler:, , , , , ,

About senar1st

Merhaba değerli okuyucular… Bloğumda hemen hemen her konuda yazı yazarım. Yolda yürürken gördüğüm bir şeyden rahatsızlık duyarsam o konuda tutar yazı yazarım.Ama genel olarak filmler üzerine kişisel yorumlarımı görürsünüz. Yorumlarım film izleyen kitleye göre yazılır. Filmleri izlemeyen okumasın. Yazmak benim için bir zevk. Bu zevkimi de kalemimi kullanarak gideriyorum. Umarım yazılarımı beğenirsiniz. Eleştirmek isteyen varsa da buyrun eleştirsin. Eleştiriye açığım :)

4 responses to “SİYASET VE MEDYA İLİŞKİSİ”

  1. ehamutcu says :

    “Bakmakla görmek arasında çok fark vardır.” Son derece başarılı ve insanımızın bu çok büyük boşluğuna ışık tutan bir yazı olmuş. Yalnız tamamlamamız gereken bazı eksikler var. Vatandaşa “Wikileaks nedir?” diye sorulan haberde acaba doğru cevap verenlerin kaçı bu bantın içine alınmıştır? Bu soru kaç kişiye sorulmuştur? Buradaki komik cevap veren insanlar çoğunluğu mu oluşturuyor, yoksa çok küçük bir azınlığı mı? Bu sorular haberdeki sorunun asıl cevabını verecektir. Ama bundan da önemlisi eğer haberde verilen sonuç gerçeğin tam tersiyse aslında bu haberin hangi amaçla yapıldığı sorusunu sormamız daha korkunç bir gerçekle karşı karşıya kalacağımızı gösterecektir.

    • senar1st says :

      Değişik bir bakış açısı olmuş Egemen. Bravo! Dediğin doğru olabilir… BUnların hepsi birer senaryo da olabilir. Ben sadece gördüğümü söyledim. Eminim sokakta vardır bunun gibileri:)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: