Aşkın (500) Günü-500 Days Of Summer

SİZİN GEZEGENDE AŞK VAR MI AŞK

Erkek kızı görür, kıza aşık olur ama kız aşık olmaz. Özet bu… Klişe konudur ama içeriği farklıdır.

Şu evren üzerinde aşk diye bir şey gerçekten var mı? Görebilen duyabilen en önemlisi de hissedebilen? Şekspir amcanın bir sözü var: “Beğendiğiniz bedenlere hayalinizdeki ruhları koyup ‘Aşk’ sanıyorsunuz!” Ne güzel demiş değil mi? Aslında her şey hayal gücünden ibaret. Her şey kafamızda…Alican kızıl saçlı, mavi gözlü, orta boylu vs kızı kafasında kurup bir kaç sene sonra bu kızı görüp aşık oluyorsa alın size en büyük örnek. Her şey hayal gücünden ibaret çünkü…

Bence aşk kavramı  ayrı bir kavram. Aşk nedir ki? Hoşlandığın kişiyi ÖMÜR BOYU unutmamak değil mi? (evet evet dediğinizi duyar gibiyim:)) Ee o zaman neden sözler verilip de tutulmuyor? Ha?Sen benim bebeğimsin, seni çok seviyorum, senden hiç ayrılmayacağım söz veriyorum” bırt hadi oradan. Bir kaç sene sonra ayrılıyorsunuz, sonra başka birini buluyorsunuz ve aynı sözleri de ona söylüyorsunuz. Buna da AŞK diyorsunuz. Gel de gülme. Şu sonuç çıkıyor:”kararlarımızın hepsi hepsi hepsi ANLIK kararlar.” Montaigne amcamızın dediği gibi. “insanlar habire küçük ölümler geçiriyor. Her gün ölüyoruz. Önceki günkü istek arzularımız yok oluveriyor”

Platonik aşk kavramı ise insana daha bir tatlı gelir. Neden mi? Çünkü insanın çaba edeceği bir şey olur da ondan. Bu dünyada her şeyi olan insan mutlu olabilir mi? Hayır. Mücadele edeceği bir şey olursa eğer sürekli onun peşinden gider. Örnek vereyim: her şeyi olan zenginlerin neden intihar ettiğini hiç düşündünüz mü? Mücadele yoksa aşkta yoktur.

Kahramanlarımızın tahlilini yapmak isterim. Tom son derece pasif özellikte biri. Kahramanımız bazı şeyleri de gözünde çok abartıyor. Zaten abarttığı için hayal kırıklığı yaşıyor. Bar sahnesinde adam Summer’ a soruyor: “bununla mı çıkıyorsun?” İşte filmin özetidir bu sahne.
(SPOILER İÇEREBİLİR) Summer karakteri ise ayrı bir karakter…A be kızım. Madem sevmiyorsun neden ümit veriyorsun adama? Yazık değil mi bir kişinin duygularıyla oynamak. Kendi EGO nu tatmin etmek için neden EĞLENİYORSUN? Ne hakla partiye davet ediyorsun? Ne hakla yatıp kalkıyorsun? Gözlerinin içine bakıp onunla eğleniyorsun. Zaten, çocuk senden hoşlanıyor. Sen ne hakla ona umut veriyorsun? Onu da geçtim. Evlenmişsin ve hala o çocukla sizin için özel olan yerde buluşuyorsun. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu? Tüm bu soruları Tom kardeşimiz soruyor. “Neden” diyor. Kızın cevabımı ne? “öyle yapmak istedim çünkü.” Ohh ne güzel valla! Eğlen gez toz sonra da böyle de. Canın ne isterse onu yap. Sırf ego sırf ego… “bir insanın kız arkadaşı bile olamam diyordun şimdi bir adamın karısısın” lafına “oldu işte, öyle işte” tadında cevap verebilecek kadar duygusuzsun Summer. Tü sana! Erkeklere söylüyorum. Bir kız size “seninle arkadaş kalmak daha iyi, ben evliliğe olumsuz bakıyorum, aşk bana göre değil, özgürlük en iyisi” gibi cümleler kurarsa bilin ki siz o kaleyi fethedememişsiniz. Çünkü KAFADA BİTMİŞSİNİZ.

Aşk 500 gündür. Son sahnede kız 500t yazan otosübüse biniyor. Tom o kızla tanıştıktan sonra takvimler 1’i gösteriyor. Yani hem tom hem de summer için 500 günlük serüven başlıyor. Aynı hikaye, farklı kişiler…(SPOILER İÇEREBİLİR)

Filmde bu tutarsızlık gözlemledim. Kader mi tesadüf mü? Senaristimize göre tesadüf ama Summer’ a göre kader. Summer o yeni adamla tanışma öyküsünü anlatırken ne diyor? “10 dakika geç kalsam ya da sinemaya gitsem onla tanışır mıydım?”

Filmin tekniği, kurgusu, hayal- gerçek kısmı da çok iyi idi. Beğendim bu özgünlüğü.


Zevkle izleyebilirsiniz. Filmin o eşsiz müziğiyle sizi başbaşa bırakıyor ve iyi seyiler diliyorum. (filmi izlemeyen sadece dinlesin)

Fragman :

Reklamlar

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , ,

About senar1st

Merhaba değerli okuyucular… Bloğumda hemen hemen her konuda yazı yazarım. Yolda yürürken gördüğüm bir şeyden rahatsızlık duyarsam o konuda tutar yazı yazarım.Ama genel olarak filmler üzerine kişisel yorumlarımı görürsünüz. Yorumlarım film izleyen kitleye göre yazılır. Filmleri izlemeyen okumasın. Yazmak benim için bir zevk. Bu zevkimi de kalemimi kullanarak gideriyorum. Umarım yazılarımı beğenirsiniz. Eleştirmek isteyen varsa da buyrun eleştirsin. Eleştiriye açığım :)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: