Sex hayalgücünün ürünüdür.

Freud’ un  Oedipus Karmaşası:

Farklı cinsten ebeveyne karşı cinsel içerikli duyguların olmasıdır. Bu duygular mastürbasyon yaparken çocuğun fantezileriyle ve ana-babaya karşı birbirini izleyen sevgi, başkaldırıcı hareketlerle anlatım bulur. 3-5 yaşındaki çocuklar bu karmaşanın etkisi altındadır.  5. yaştan sonra ya ortadan kalkar ya da bastırılır. Ama yaşam boyu kişiliği etkilemeye devam eder. Karşı cinsle ve otorite figürleriyle olan ilişkiler Oedipus karmaşasının yaşanış biçiminden etkilenir. Oedipus karmaşası kız ve erkek çocuklar tarafından farklı yaşanır.

Kız ve erkek çocuğu o dönemlerde şunu yaşar. Kız çocuğu babaya, erkek çocuğu ise anneye aşık olur. Kız çocuğu anneyi düşman , erkek çocuğu ise babayı düşman görür. Süperegonun temelleri burada atılır aslında. Hayvani duygular yavaş yavaş başlar.  Neyse konuya dönüyorum.

Şimdi soruyorum size. Sonraki yıllarda neden bu sevgi değişiyor. Azalıyor? Çünkü devreye norm yasası giriyor. Çocuklara “böyle yapman ayıp, şeyini gösterme, şöyle deme, böyle deme” vs gibi laflar söyleniyor. Çocuğun zihninde de akrabaya karşı cinsel duyguları azalıyor. Normları güçleniyor ve hiçbir şey hissetmiyor akrabaya karşı. Normlar ona “bu yaptığın yanlış ” diyor. Bu her durumda geçerli oluyor mu? Hayır. Normları zayıf olan bir birey akrabaya karşı, kız kardeşine karşı cinsel duygular besliyor. İğrençleştim farkındayım ama bu yaşanmıyor mu? Görmüyor muyuz çevremizde? Sebebi bu işte. NORM ZAYIFLIĞI. Yabancı ülke vatandaşları neden her türlü ahlaksal sapkınlıkar yapıyor. Akrabasıyla iş yapıyor. Çünkü zayıf normları. Onlara kimse bu kötü şu yanlış şu doğru dememişse onlar nerden bilsin iyiyi kötüyü? İşte bu yüzden onlara lezbiyenlik gaylik normal gibi geliyor. Olay bundan ibaret

Sex gerçekten ihtiyacın ürünü mü tam bilmiyorum. FREUD ihtiyacın ürünü dese de benim şüphelerim var. (sen kimsin olum demeyin sakın :D) Şöyle söyleyeyim size: şimdi bir çocuk ya da genç mastürbasyon yapmak için bir şeyler izlemiş. İzlediği bayanın ise yüzü görünmüyor. Videonun alt kısmında ise bir yorum aynı şöyle: “bu bayan değil de bir travestiyse?” işte o an bu gencimiz birden soğuyor. Kafasında bayan olarak hayal ettiği şey bir anda şüpheyle yıkılıyor ve cinsel isteği yok oluyor. Demek ki neymiş: CİNSELLİK HAYAL GÜCÜNÜN ÜRÜNÜYMÜŞ. Başka bir örnek vereyim size: yine aynı sahneyi hayal edin. Bu sefer baka bir yorum var. Çocuk hevesli hevesli izlerken birden o yorumu görüyor. “bu kişinin lavaboda olduğunu düşünün” İşte bu iğrenç yorumdan sonra da yine cinsel gücü yok oluyor. Anlatabildim mi?

Reklamlar

Etiketler:, , , , ,

About senar1st

Merhaba değerli okuyucular… Bloğumda hemen hemen her konuda yazı yazarım. Yolda yürürken gördüğüm bir şeyden rahatsızlık duyarsam o konuda tutar yazı yazarım.Ama genel olarak filmler üzerine kişisel yorumlarımı görürsünüz. Yorumlarım film izleyen kitleye göre yazılır. Filmleri izlemeyen okumasın. Yazmak benim için bir zevk. Bu zevkimi de kalemimi kullanarak gideriyorum. Umarım yazılarımı beğenirsiniz. Eleştirmek isteyen varsa da buyrun eleştirsin. Eleştiriye açığım :)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: