Esaretin Bedeli-The Shawshank Redemption

Askerliğini yapanlar için bu film ayrıdır. onlar daha iyi anlar… Andy ve diğerlerinin çektiklerini askerler daha iyi anlar. E ot gelip ot gitmemişlerse 🙂

Askerde iken bi’ gün demiştim: “sivile çıktığım vakit izleyeceğim ilk film Esaretin Bedeli olacak.” Aynen de öyle oldu. Bu filmi daha önce izlemiştim. Lakin açık konuşmam gerekirse beğenmemiştim. ” İnsanlara göre neden bu film bir numara? Neden IMDB si bu kadar yüksek?” demiştim. Lafın özü aşırı derecede beğenmemiştim. Diğer yandan bu filme tutkuyla yaklaşan bazı insanların filmi tamamen algılamadıklarını tahmin ediyorum. Tamamıyla sürü psikolojisine uyduklarını düşünmekteyim. Filmdeki ana mesajları anlamak için filmde geçenleri yaşamak, görmek, HİSSETMEK gerek… Genel kesim beğendi diye beğenmek yanlış olur. Anlamak lazım 😉 Neyse konuyu fazla dağıtmadan giriş yapayım.

Hapishaneye yeni gelenlere alkış tutarlar. Fish nidalarıyla… Yabancı olmadığım bi’ sahne… Askeriyeye, bavuluyla yeni gelen askerlere ise benzer sesleri duyarsınız. ” Toruuunnn”, “alt devre”, “çömez” ahaha. Bu seslerin yanında ıslık ve alkışları da hayal edin. Andy gibi yeni gelenin zihninde ise “olum lan ben nereye geldim? Burası neresi? Buraya ait değilim” gibi düşünceler geçer. Akıldan geçen bu düşüncelerin hayal ürünü olmadığını ise ilk gece anlarsınız. İşte şimdi hapı yuttuk dersiniz:) Hatta gözyaşı dökersiniz, annenizi çağırırsınız… Bu öyle bir süre devam eder.

Yemekleri beğenmeseniz de mecburen yersiniz. İlk başta bakarsınız yemeğe, “umm bu yemekte böcek var yemem bunu ben” dersiniz ve yemeği dökersiniz. Ama bi’ süre sonra o yemeğe de alışırsınız. aç kalmamak için yaşamak için mecburen yersiniz. Tıpkı benim yediğim gibi…

Hapishanede herkes masumdur. Herkese göre hata başkasındadır. Kimse aynaya bakmaz. Kimi ortağını, kimi avukatı suçlar… İnsanoğlu işte… Hiçbir zaman aynaya bakmaz. Ama hapishane ortamında zaman geçirdikten sonra yavaş yavaş aynaya bakar mahkumlar… Tüm suç bende gibi cümleler sarfeder.

[SPOILER İÇERİR]En beğendiğim sahnelerden birisi çatıdaki içki partisi… Andy bunu neden yaptı dersiniz? Andy’ nin değişikliğe ihtiyacı vardı. İki dakika bile olsa sivil insanlar gibi takılmak istedi. O an unuttu mahkumluğu… Kendini özgür insan hissetti. Bu onun yüzünden de okundu hatta.
En beğendiğim sahne ise kütüphanede müzik dinlediği sahne… Yine çatı sahnesindeki mesajla eşdeğer sahne… Kahramanımız Andy burada da benzer şeyi yapıyor. Müziği son ses açıyor. Oradaki müdürü bile sallıyor. Umurunda değil… O sadece anlıkta olsa mutlu olmak istiyor. İnsanları mutlu etmek istiyor. Yine yüzündeki tebessümü görebiliyoruz. Müziğin dilini anlamasalar da RUHUNU anlayabiliyor mahkumlar. Önemli olan o an ki MÜZİĞİN RUHUNU hissedebilmek. Kendini özgür insan gibi hissedebilmek.[SPOILER İÇERİR]

Filmde en çok güldüğüm sahnelerden birisi de sinemada film izleme sahnesi… Defalarca izlemelerine rağmen yine izliyorlar. Ne için? Sadece tek bir sahne için. Kızın, saçını savurduğu an hepsi bitiyor. Arkadaki insanlar ise nasıl tepki veriyor öyle. ahaha. Benzer sahneyi askerde yaşamıştım. Tiyatro vardı bi’ gün. Oyunculardan yarısı ise genç kızdı. İlk başta “tiyatroya gitmek ister misiniz?” sorusuna olumsuz bakan askerler; “tiyatroda kız varmı lan!” lafını duyduktan sonra çark ediyorlar. Cümbür cemaat tiyatroya 😀 Tiyatroda kızlar sahneye çıkarken askerlerin tepkisi mahkumlarınkiyle aynı: “off, o neydi be! Yedin, bitirdin beni” tabi bunlar en masumları. Sansürden geçirdim yani 😀 ahaha Bizzat kulağımla duydum. Ben tiyatroyu izlemedim insanları izlemiştim. 🙂

Hapishane gibi rutin olan yerlerde yapmanız gereken en büyük şeylerden biri “farklı işler yapmaktır…Zaman anca böyle geçer. Yoksa aklınızın buhranlarına kaybolursunuz.” Yönetmen abimiz  psikolji dersi vermiş.

Filmde vurgulanmak istenen mesajlardan biri alışanlıklar… Brooks dede dışarıya alışamıyor. İçeride kurumsallaşmış. Çünkü dışarısı onun için yok olmak demek. (DIşarıda bi’ b*k yapamayacağını anlayan, askerlik mesleğini seçen rütbelier gibi…) Dikkatinizi çekmiştir belki. İlk başlarda Brooks hapishane ortamını reddetmiştir muhtemelen.. Ama sonra ne oldu. Ayrılmak istemedi. neden? Çünkü oraya ALIŞTI.

Diğer mesaj ise UMUT… Filmdeki Red ne diyor? “I hope.. I hope…, I hope… (umuyorum)” Sürekli umuttan bahsediyor. Çünkü insanoğlunu UMUT ayakta tutabilir. İntihara kalkan insanların intihara kalkma sebepleri umutsuz olmaları… Umut beklentidir. Bir şeye ulaşmak için katlanılan bedellerdir.

Geldik en can alıcı paragrafa… Esaretin bedeli ne? Esaretin bedeli özgürlüktür… Filmin en büyük mesajı bu… Özgürlük… Özgür ruha sahip olmaktan bahsetmiştir Red. Özgür ruh hisseden ruhtur, yaşayan ruhtur, umutlu, mutlu ruhtur. Ama bunu diğer insanlarla yaşamaktan bahsetmiyor yönetmen… Yapayalnız, Andy’ nin yaptığı gibi.. Hafızası olmayan bi’ yerde yaşamak gibi… Aynen benim hayalimde olduğu gibi… Aynen Into The Wild karakteri Supertamp gibi… Kimsenin olmadığı yerde…

Bir şeye ulaşmak istiyorsak BEDELİNE katlanmalıyız. Bir söz var. “zafere giden yolda çekilen çile kutsaldır.” Aynen böyle. Esaretin bedeli sonunda özgürlük var ve Andy buna katlanıyor. Nitekim de meyvesini alıyor. Allen Greene gibi olmak ümidiyle… 🙂

Ayrıca söylemeden geçemeyeceğim. Filmi özetleyen en belirgin öğe ise filmin afişi… Yağmur figürünü iyi kullanmışlar 😉

Fragman

Reklamlar

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , ,

About senar1st

Merhaba değerli okuyucular… Bloğumda hemen hemen her konuda yazı yazarım. Yolda yürürken gördüğüm bir şeyden rahatsızlık duyarsam o konuda tutar yazı yazarım.Ama genel olarak filmler üzerine kişisel yorumlarımı görürsünüz. Yorumlarım film izleyen kitleye göre yazılır. Filmleri izlemeyen okumasın. Yazmak benim için bir zevk. Bu zevkimi de kalemimi kullanarak gideriyorum. Umarım yazılarımı beğenirsiniz. Eleştirmek isteyen varsa da buyrun eleştirsin. Eleştiriye açığım :)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: