Hırçın Sevgilim-My Sassy Girl(2001)

Klasik bir Güney Kore filmi… Soğuk gibi görünen ama sıcak insanlar. Konuşmalarıyla, aksanlarıyla filme renk katan çekik gözlüler. En beğendiğim aşk filmlerinden bir tanesi…

Çocukluk döneminin kişiliği çözmede en güvenilir kaynak olduğunu sürekli söylemiştir ünlü psikolog Alfred Adler. Bu filmde de esas oğlanımız çocukluğunu anlatıyor. Kız olarak büyüdüğünü, kızlar gibi davrandığını ve saire. Haliyle de hırçın kızla tamamıyla zıtlıkları oynuyorlar.  Kızımız erkek, erkeğimiz kız gibi davranıyor. Bu zıtlık üzerinde kurulmuş bir aşk filmi. Bu argüman çoğu durumda haklı çıkıveriyor. Sosyal hayatta da görüyoruz. Çok farklı olan iki insan evlenip çok mutlu olabiliyor. Bunun tersinde de aynı kişilik özelliklerini sahip iki kişi mutsuz olabiliyor.

Sevdiğiniz kişi ölmüş olabilir, acı çekiyor olabilirsiniz. Ama bu sizin mutsuzluğunuza gölge düşürmesin. Hem o kişi sizin mutlu olmanızı isteyecektir acı çekmenizi değil. O yüzden filmdeki bayan kahraman gibi davranmamak gerek. Sonuçta giden gitti. Önünüze bakmak zorundasınız. Geçmişle yaşanmaz ki… Geleceğe umutlu baktığımızda mutlu oluruz ancak.

İzlediğim her filmi sonuna kadar bırakmam. Çünkü güzel bir finalle maçı kurtarabilir. Tıpkı bu filmdeki uzatma bölümü gibi… Daha önceki kısımlarda sıkılmıştım. Ama ille de sonunu bekledim filmin. Hatta insanlar bu filmin neyini beğenmiş bile demiştim. Lakin final kısmına kadar… O bölüm bir yanardağ gibi patlamayı yapıyor ve enfes bir tat bırakıyor. Aşkı, tesadüflerin yarattığını söylüyor. O son sahne neydi öyle! Ağzım açık izledim şaşkınlıktan. İşte en güzeli de bu. Anlayamadığınız sebeplerden ötürü bir kişi ile tanışıyorsanız, bırakın fazla irdelemeyin. Kader sizi birleştirmiştir çünkü. O anın, mutluluğunu tadını yaşayın. Kaçan balık büyük olmasın sonra…

Filmi izlerken yine aklıma Jeux D’enfants geldi. Benzer sahneleri de orada gördüm. Cesaret oyunu dedikleri şeyleri birkaç sahnede yaptılar. Diğer yandan o filmdeki kişiler gibi bir dargın bir barışık oldular.
Diğer yandan mektup kısımları da “a moment to remember” filmindeki sahnelerle eşdeğer.

En beğendiğim aşk filmlerinden bir tanesiydi. Hatta ilk üçe bile girdi. Bunda bayan oyuncunun rolü büyüktü elbette. Çekik gözleriyle, erkeksi davranışlarıyla, sempatik tavırlarıyla sizi filme soktu. Bunun yanında sorumsuz erkek kahramanımız da anlatımlarıyla gülmekten kırdı geçirdi.
Tavsiye filmdir.

Uyarı: benzer isimli 2008 yapımı bir film daha var. Sakın ola ki karıştırmayın.

Hadi baş baş

Fragman

Reklamlar

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , ,

About senar1st

Merhaba değerli okuyucular… Bloğumda hemen hemen her konuda yazı yazarım. Yolda yürürken gördüğüm bir şeyden rahatsızlık duyarsam o konuda tutar yazı yazarım.Ama genel olarak filmler üzerine kişisel yorumlarımı görürsünüz. Yorumlarım film izleyen kitleye göre yazılır. Filmleri izlemeyen okumasın. Yazmak benim için bir zevk. Bu zevkimi de kalemimi kullanarak gideriyorum. Umarım yazılarımı beğenirsiniz. Eleştirmek isteyen varsa da buyrun eleştirsin. Eleştiriye açığım :)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: