Suç ve Ceza-Crime and Punishment

Usta yazar Fyodor Dostoyevski nin ölümsüz eseri olan Suç ve Cezanın BBC tarafından uyarlamasıdır bu film. 2 bölüm şeklindedir. Yalnız ben diğer uyarlamalarda da gördüğüm sıkıntıyı burada da görüyorum. Kitap kadar başarılı değil. Mesela ilk bölüm kopuk gibi… Tamam, uyarlama ama kitabı okumayan izleyiciler var. Ben biliyor olsam da onlar bilmiyor ki. Bir yerden bir yere geçiş yaptığınız zaman o geçiş yerini göstermelisiniz. Sihirli değnek kullanır gibi yaparsanız izleyicinin ilgisi dağılır. Sonuç olarak dünya edebiyatında en beğendiğim yazar Dostoyevski’nin, en beğendiğim kitabı suç ve cezayı bu şekilde filmleştirilmeleri hiç hoşuma gitmedi. Saygısızlık olarak görüyorum ben bunu. Ama yine de 2. Bölüm fena sayılmaz. Kitaptaki tasvirin hemen hemen hepsini perdeye aktarabilmişler. Özellikle Porfiry. Gülüşü ve konuşmaları harika idi. Raskolnikovu köşeye sıkıştırma rolünü iyi yaptı.

Diğer yandan en çok gözüme çarpan Rus isimlerinin karizma olması. Rodion Romanovich Raskolnikov, Fyoder Mihailovic Dostoyevski, Porfiry, Razumihin sayamadığım nice güzel Rus ismi var. Hepsi de birbirinden büyüleyici.

Suç ve ceza, harika bir psikolojik yapıt… Dostoyevski’nin insan ilişkilerinde ne denli uzman olduğunu gösteriyor. Hatta kimilerine göre (ben de dahil) Dostoyevski bir katil. Çünkü bu kadar güzel anlatılmaz ki! İnsanın yaşaması lazım bunu… Sen dinlesen başkasından, yine de anlayamazsın. Empati o kadar da işe yaramaz. Ama bunu yaptıysan, böyle bir eylemde bulundu isen, bunu çok iyi anlatırsın. Çünkü YAŞAMIŞSINDIR. Haliyle de Fyodor’ dan şüpheleniyorum. Acaba gerekten bir katil mi? Adam öldürdü mü? Kitabı okuyun ne demek istediğimi anlarsınız.

Katil olmak herkesin harcı değil. Cesaret ister. İlk kez yapmışsanız bir daha zor yaparsınız. Çünkü vicdanınız sizi yer bitirir. Kafanızda hep öldürdüğünüz kişi olur, rüyalarınızı kâbusa çevirir. Hele bir de yakalanmamışsanız herkesten şüphelenirsiniz. Yolda karşıdan bir kız gelir, size bakar ama siz şüphe içinde kıvranırsınız. “Acaba niye baktı? Benden hoşlandı mı yoksa benim katil olduğumu mu anladı ?” dersiniz. Demiştim ya kendinizi yer bitirirsiniz. İçinizi bir pişmanlık kaplar hayatınızda keşkeler eksik olmaz. Raskolnikov acı çekiyor. Suç işliyor ve cezası ağır oluyor. Onun için önemli olan mahkemede yargılanmak değil, vicdan mahkemesinde yargılanmak. Porfiry kahramanımızı çok güzel köşeye sıkıştırıyor. Aslında Porfiry hiçbir şey yapmıyor. Raskolnikov dikkat çekmemek için kaçıyor ve ipucu veriyor. Bu bir katilin doğasıdır.

“Büyük adam yasaları parçalar, onlar yeni yollar bulmak için bunu yapmalıdır. Büyük adam suç işlemekten korkmamalıdır.”   Raskolnikovun kendini Napolyon sanması cinayetin asıl sebebi.  Çocukluğundan kaynaklanan sorunlar, annesinin akli dengesinin tam olmaması, babasızlık, kahramanı suça teşvik etmiştir. Burada yazar Dostyevskinin ne denli başarılı olduğunu anlayabiliyoruz. Çocukluğunda mutlu olan bir çocuk böyle bir suç işleyemez. Haliyle de Fyodor bu suçu sağlam temele dayandırmış ve kalitesini, uzman psikologluğunu göstermiştir. Raskolnikov kendi içinde haklı sebepleri vardır. Yaşlı tefeci kadın, sömürü sisteminin en alt tabakasında yer almaktadır. Rasko da en alttan başlayarak devrim yapmak istemiştir. Ama asıl gerçeği filmin/kitabın sonunda anlamıştır.

Sonya‘yı sevme nedeni ise ona acımasıdır. Zulüm edenleri öldürmek ister, zulüm görenleri ise tutkuyla bağlanır. O fahişe kızı sevme nedeni işte budur.

(SPOILER)Öykünün sonunda ise Raskolnikov âşık olur ve aşkı onu itiraf etmeye iter. Kurtarıcı rolünü üstlenir burada aşk. Ama ben şöyle düşünüyorum: Dostoyevski öyküyü böyle bitirmeseydi tepki çekerdi. İnsanları suça teşvik edici yazar olarak tanınırdı. O bunu istemezdi ve öyküyü böyle bitirdi. Toplumsallık baskısından çekinmiş oldu. Bilmiyorum siz ne düşünüyorsunuz?(SPOILER)

Önce kitabı okuyup sonra filmi izleyebilirsiniz.

Yine bir uyarı(Son film yorumlarındaki benzer uyarı): İki tane aynı isimli film var. Biri bbc tarafından yapılmış yani bu, diğeri de başkası. Bunu izlemeniz daha yerinde olacaktır.

Okuduğunuz için teşekkürler 🙂

Fragman

Reklamlar

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , ,

About senar1st

Merhaba değerli okuyucular… Bloğumda hemen hemen her konuda yazı yazarım. Yolda yürürken gördüğüm bir şeyden rahatsızlık duyarsam o konuda tutar yazı yazarım.Ama genel olarak filmler üzerine kişisel yorumlarımı görürsünüz. Yorumlarım film izleyen kitleye göre yazılır. Filmleri izlemeyen okumasın. Yazmak benim için bir zevk. Bu zevkimi de kalemimi kullanarak gideriyorum. Umarım yazılarımı beğenirsiniz. Eleştirmek isteyen varsa da buyrun eleştirsin. Eleştiriye açığım :)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: