90 larda çocuk olmak.

90’s lara ufak bir yolculuk yapma teklifi sunsalar seve seve kabul ederim.

Bizim zamanımız güzel zamandı. O yaşamın tadı bir başkaydı. Sabahları mavi önlüklerimizi giyer, cakalı yakalıklarımızı takar, sırtımıza da çantayı omuzladık mı doğru okula. Okuldaki ortamımız on numaraydı. Kavgalarımız tabi ki olurdu ama bunların hiçbirinde bıçak kullanılmazdı. Şimdi görüyorsunuz çakıları, cinayetleri… Biz kavga ederdik ama sonunda da barışırdık. Maç yapardık okul bahçesinde ve kavga ettiğimiz insanla aynı takımda olurduk. Gol olduğunda sarılırdık, barışırdık. 🙂 Sonra kol kola sınıflara girerdik. Hey gidi günler hey…

Öğlen yemeğini ise sefertasında yerdik. Onun içine annelerimiz doldururdu yiyecekleri. Kimisi beslenme çantası kullanır, kimisi sefertası. GDO falan olmazdı. Cin gibiydik, obezin tanımını bilmezdik. Teneffüslerde saklambaç gibi körebe gibi oyunlar oynardık.

Okuldan gelir gelmez doğru tv yi açıp çizgi film izlerdik.Tsubasa, tom ve jerry, temel reis, pokemon, digimon, Ninja kaplumbağalar, dragon ball(songoku),power rangers, red kit, heidi, candy ve saire o dönemin popüler çizgifilmleriydi. Zevkle izlerdik onları, pür dikkatimizi verirdik. Tsubasayı izleyip sokağa çıkar ve maç yapardık. Gaza gelirdik. Onu izlerken tüylerimiz sevinçten diken diken olurdu. : )Herkes tsubasa gibi oynardı. “büyüyünce ne olmak istiyorsun?” diye sorduklarında “tsubasa gibi futbolcu olmak istiyorum” derdik. Yüzümüzde çamur vardı, pantolonlarımız yırtıktı, ayakkabımız yoktu lastikle oynardık ama çok mutluyduk.

Futbol maçlarımız el classico gibi olurdu. Mahalle maçı denir Türkçe olarak : P Bayan yaşıtlarımız bizi destekler biz de gaza gelir Messi gibi Ronaldinho gibi oynardık.

Sokaklarda taso ile oyun oynardık. Misketlerimiz vardı. Bin türlü oyunumuz vardı bizim. Yaramazlığın en kralını yapardık. 🙂

Akşamları terli terli eve gelir annelerimizden fırça yerdik. : D Sonra sobalarımız vardı ve etrafında toplaşır birlik olurduk. Şimdiki gibi herkes ayrı odada olmaz, herkes toplu olarak aynı odada olurdu. Çünkü diğer odalar soğuktu. Kombi böldü bizi… Sobanın üstünde kestane kızartılırdı, mis gibi yerdik. Sabahları o sobanın üstünde ekmek kızartıp üstünü yağlardık. Ne güzeldi…

Kaygısızlar gibi, yalan rüzgarı gibi, Bizimkiler gibi sağlam diziler vardı.

Pazar geceleri ise parlament sinema kuşağı olurdu. Şu müzik çalardı:

Sobanın üstünde kazanla su ısıtılır ve sonra annelerimiz bizi sırayla(birkaç kardeşsek)çitilerdi. Arka planda da hep bu müziği duyuyordum. Bu yazıyı yazmama vesile olan şey bu müziktir. Geçmişe doğru bir yolculuk yapmamı sağladı. Her dinlediğimde anılar belirir hafızamda.

Atarilerimiz vardı. 8-bit,16 bit… Biz o zamanlar bilgisayar, telefon nedir bilmezdik. Atarilerimiz de mario, mortal combat,battle tank,chip dale, captain majed, goal 3, popeye, sonic gibi oyunlarımız olurdu. Akşama kadar başından kalkmazdık. Bununla beraber cd ler yerine kasetler vardı. Müzikleri en kaliteli müzikleri dinlerdik. Ayrı bi’ güzeldi.

Ben düşünüyorum da biz sahiden YAŞAMIŞIZ. Şimdiki kuşağa bakıyorum da internet cafelerde, eğlence merkezlerinde orada burada şurada… Teknolojinin kölesi olmuş durumda hayatlarını sürdürüyorlar.

İnsan bazı şeylerin değerini kaybettikten sonra anlarmış. Geri dönüp, tekrar yaşar mısın deseler seve seve derim.

Hey gidi günler hey!

Reklamlar

Etiketler:, , , , , , ,

About senar1st

Merhaba değerli okuyucular… Bloğumda hemen hemen her konuda yazı yazarım. Yolda yürürken gördüğüm bir şeyden rahatsızlık duyarsam o konuda tutar yazı yazarım.Ama genel olarak filmler üzerine kişisel yorumlarımı görürsünüz. Yorumlarım film izleyen kitleye göre yazılır. Filmleri izlemeyen okumasın. Yazmak benim için bir zevk. Bu zevkimi de kalemimi kullanarak gideriyorum. Umarım yazılarımı beğenirsiniz. Eleştirmek isteyen varsa da buyrun eleştirsin. Eleştiriye açığım :)

9 responses to “90 larda çocuk olmak.”

  1. Muge says :

    Babam derki ; bizden sonraki nesil çocukluğunu yaşayamadi…
    aynen bizim şimdiki cocuklara söylediğimiz gibi. Eminim bizim cocuklarımızda ileride aynı şeyi söyleyecek o zamanki cocuklara 🙂

    Güzeldi çocukluğuma döndürdünüz beni ellerinize saglık 🙂

    • senar1st says :

      Bilmiyorum en iyi dönem sanki 90 lar. 80 ler darbe gördü. 70 ler dede başka bir şey olmuştur. Sanki milenyuma girmeden en iyi dönemi 90 lar yaşamış gibi.. en son en tatlı oluyor gibi. Milenyum girdi devir bitti. Şimdiki nesilin aynı hayıfı yapacağını sanıyorum ama bizimki kadar yapmaz. Çünkü biz daha çok yaşadık 🙂

      • Muge says :

        Hep ben dünyaya cok geç gelmişim derim. Cok isterdim 50 li yıllarda yasamayı . Ya zaten reEnkarnasyon diye bisi varsa gercekten ben kesin önceki yaşamımda 50 lilerde falan yasamisimdir. Bir ara surekli eski siyah beyaz turk filmlerini izlerdim. O zamanki üslup , giyim o zamanki istanbulu vs görmek icin : )

        Dipnot : Bu arada umarım bı gun reenkarnasyonla ilgili bisiler yazarsınız. Sizin kaleminizden okumayı cok isterim : )

      • senar1st says :

        Kaç doğumluydunuz siz? Ama istanbul o aralar göz dolduruyormuş. Bunu duydum ve fotoğraflarını da gördüm. Şimdiki ise peh…
        Reenkarnasyonel hakkında bilemem neler yazarım. Kimi var diyor kimi yok diyor. Dünya üzerinde bir sürü ruh var ve önceki yaşayan karakterlerden bir çoğu aynı özellikler taşıyor. Bilemiyorum ne kadar doğru…

      • Muge says :

        79 luyum ben : )

  2. celalKILINC says :

    cok sagol cocukluguma geri gittim bir an , yukarida bahsettigin herseyi bire bir yasadim ve gözlerim yasardi

  3. celalKILINC says :

    simdi benim oglumda tsubasa izliyor 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: