Polis(Polisse,2011)

2011 Cannes Film Festivalinde ‘Jüri Özel Ödülü’ alan Fransız yapım bu film, geçen hafta 31. İstanbul Film Festivalinde gösterime girdi. Hem yönetmen, hem senarist, hem de oyuncu olarak karşımıza çıkan ‘Maiwenn’ filme farklı bir perspektifle yaklaşmış. Çocuk istismarı konusuna, dışarıdan dolaysız gözlemle bakabilmek için, fotoğrafçı rolüyle izleyiciyi final kısmındaki jenerikle şaşırtmıştır.

“Paris Çocuk Koruma Birliği(CPU) arşivindeki gerçek olaylara dayanır,” sloganıyla giriş yapan film çarpıcılığını ileriki sahnelerde göstermiştir. Mutlu bir çocuk şarkısıyla başlangıç yapıyor ama asıl konuya şarkıdan sonra geçiyor. Görüntüye babası tarafından istismara uğramış dört yaşındaki bir kız gösteriliyor. Onun anlattıklarının tesiri geçmeden, kamerada yaşlı bir amca görünüyor. Onun suçu ise torununa tecavüz etmek. Buna benzer daha bir sürü sahnede aynı şeyler konuşuluyor. Bu istismarın nedenlerine göz atmak isterim:

‘Pedofili’ yani yasal olarak çocuk ve bebek sıfatındaki küçük bireylere karşı, yetişkinler tarafından yapılan Tamamını Okuyun…

Eğitim,çocuk psikolojisi ve kişilik üzerine…

Eğitimin üzerinde çok durulmuştur. Şimdiye kadar birçok filozof veya eğitimci eğitim üzerine tanımlamalar yapmışlardır. Bunların içinde, dikkatimi en çok “Çiçeron” söyledikleri çekti: “Eğitim çocuğu, insan haline getirmektir.” diyerek eğitimin ne denli mühim olduğuna vurgu yapmıştır. Ben bu eğitim konusunu çok derinden değil de yüzeysel olarak yazma niyetindeyim. Çünkü kapsamlı yazmaya kalksam, sayfalarca sürer. Onun için öğrendiklerim içinde bana göre en önemli olanları, yararlı bilgiler ışığında sizlere sentezleme amacı taşıyorum.

Bireysel psikolojinin uzmanı Alfred Adler’ e göre, bir kişinin sahip olduğu şahsiyet özelliklerinin temellerini öğrenmek istiyorsak, o kişinin çocukluk dönemine inmeliyiz. Doğal olarak şuanda ben ya da bir başkasının kanaat ve düşüncelerinin oluşumu, çocukluk dönemindeki yaşantılardan meydana gelmektedir. Varmaya çalıştığım asıl nokta, kişiliğimizin temellerini oluşturan çocukluk dönemlerinin ne denli önemli olduğu, Tamamını Okuyun…

Sinir Bozukluğu

Sinirli İnsan Kimdir?

Sinir hastalığı bazı kişilerde stresten ya da başka türlü sebeplerden kaynaklanan nörolojik bir hastalıktır. Sinir sistemimizi oluşturan beynimiz, beyinciğimiz, kafa sinirlerimiz ve de çevre sinirlerimizi tutmakta olan bağlantıların bozulmasından dolayı ortaya çıkan hastalıklardır.

Sinirli İnsanların Özellikleri

Sinirleri bozuk insanlar devamlı endişe içindedirler. Hayattan zevk alamama, etrafındakileri suçlama ya da sürekli kendisini suçlama, hoşnutsuzluk, isyankârlık, mutsuzluk gibi ruhsal durumları vardır. Çevrelerindeki insanlara kırıcı sözler söyleyerek kalp kırarlar. Bazen de onların üzülmemelerini  istemez ve kendilerine zarar verirler: Sorunu kendi içinde yaşar, sinirinden duvarı yumruklar, bardakları kırarlar.

Bu kişilerde gözlenen diğer bir özellik şüpheci olmalarıdır. Evden dışarı çıkarken “acaba kapıyı kilitledim mi?”, “ocağı açık mı bıraktım?” ya da ”çocuklara Tamamını Okuyun…

Deja Vu(2006)

Benim gibi zamansal dönemlere geçiş yapıp, dünü, bugünü aynı anda anlatan filmler seviyorsanız bu filmi de seveceğinizi umuyorum. Başkarakterimiz, diğer filmlerinde de olduğu gibi, ajan rolündeki Doug Carlin(danzel washington)dir. Bunun yanında Van Kilmer yardımcı erkek oyuncudur.

Konusu ise Carlin, polis teşkilatında çalışan önemli bir ajandır. New Orleans’ta meydana gelen bir patlamanın soruşturması kendisine verilince şimdiye kadar yaşadığı belki de en ilginç soruşturmanın bir parçası olacaktır. Amerikan polis teşkilatının geliştirmiş olduğu bir teknoloji, insanların geçmişleri dahil hayatlarını gözetleme imkanı vermektedir. Fakat şimdiye kadar hiç denenmemiş olan, zamanda geriye giderek olayların akışını değiştirme işlemidir.

Patlamanın öncesine dönerek çok kısa bir zaman dilimi içerisinde her şeyi geri döndürebileceğini düşünen Carlin, çok riskli bir işe girişecektir. Son derece kısa bir zaman dilimi içerisinde bütün yaşananları geri döndürebilmek için Carl Tamamını Okuyun…

Pulp Fiction-Ucuz Roman(1994)

En beğendiğim senarist Quentin Tarantino’ nun en iyi eserini okumak üzeresiniz. Eğer siz bu filmi izlemediyseniz ben izlemişimdir. 😀 (Neyse ciddiyet öhö öhö) Eğer böyle bir yapıtı açıp seyretmemişseniz hemen açıp seyredin.  “Konusu ne” diye sorarsanız, ” herhangi bir konusu olmadığını, HAYATTAN KESİT bir film” diye yanıt veririm.  Güncel hayatta yaşadığımız olaylarda başımıza bu tip hadiselerin gelmesi olası. Zaten Tarantinonun yapmış olduğu en büyük şey basitliğe gitmek. Filmin repliklerinde görüldüğü üzere toplum hayatını ilgilendiren konular üzerinde konuşmalar yapılmıştır. Sorunlar tartışılmıştır. Kahramanlar kendilerine ait olan hipotezlerini izleyiciye sunmuştur.

Çoğu kişi “bu filmi ben anlamadım” diyebiliyorsa siz film falan izlemeyin. Daha doğrusu filmde ne arıyorsunuz onu cevaplayın. Her filmin sonu iyi bitmek zorunda değildir. Her filmin sonunda bir şey anlamak zorunda da değilsinizdir. Bize dayatılan filmle ilgili bu tür olayları Tarantinonun yıktığını ayan beyan görüy Tamamını Okuyun…

Guguk Kuşu-One Flew Over the Cuckoo’s Nest (1975)(güncellendi)

SÜRÜ PSİKOLOJİSİ

Filmde, deli kılığına girerek hapishaneden yırtan ve akıl hastanesine sevk edilen Mcmurphy'(Jack Nicholson) nin dramatik öyküsü anlatılıyor. Hapishaneden kurtulduğunu sanan ÇILGIN RUHLU MCmurph, kanı uyuşmuş(daha doğrusu UYUŞTURULMUŞ ) insanların olduğu akıl hastanesine düşer ve hemşire Ratched’ a karşı amansız bir mücadeleye girer.

Filmden iki tür mesaj aldım: Görünmeyen mesaj: Bu film düzene bir tepkidir. Aslında orası bir akıl hastanesi değil, orası hayatın ta kendisi. Sürü psik Tamamını Okuyun…

İlluminati ile illuMEMATİ

İLLUMİNATİ ZIRVALIĞI

(BAŞLIĞI MERAK ETTİYSEN EN SONDAKİ GÖRSELLERE BAK)

 

İlluminati Zırvalığı

Ülkemizde ve yabancı ülkelerde illuminatinin boku çıkmış durumda. Her gördüğü şeye illuminati diyen bir grup var artık. Pembe Mezarlık klibine bir göz atalım Tamamını Okuyun…